7 Haziran 2007 Perşembe

Arpaalan Köyü sınırları içindeki ormanların Mesudiye Orman İşletmesine aktarılması

17.Mesudiye Kurultayı

Birinci Değerlendirme Toplantısı Divan Başkanlığına

16.Mesudiye Kurultayı 3.Değerlendirme Toplantısında: “Arpaalan Köyü sınırları içindeki ormanların Mesudiye Orman İşletmesine aktarılması için başvuruda bulunulması ve bu çalışmaları yürütmek üzere Oktay Ekşi, İzzet Karayaka ve Arpaalan Köyü Muhtarı Şefik Kurucan’ın görevlendirilmesine” karar verilmiş ve bunun gereği olarak hazırladığımız 7 Haziran 2007 tarihli rapor, Kurultay Yürütme Kurulu Başkanlığına sunulmuştu.

Söz konusu rapor hazırlandıktan sonra 2 Temmuz 2007 tarihinde, Oktay Ekşi, Mesudiye Orman İşletme Müdürü Selahattin Erus; Arpaalan köyü muhtarı Şefik Kurucan ve değerli hemşehrilerimiz Fevzi Ünal, Mithat Coşkun, Aslan Ekşi ve diğerlerinin katıldığı bir heyet olarak şikayet konusu yöreyi dolaştık. Ayrıca Mülkiye Başmüfettişi, eski Mesudiye Kaymakamı Sayın Şefik Başa’dan İçişleri Bakanlığındaki kayıtları bularak konunun aydınlanmasına yardımcı olmasını rica ettik. Sayın Başa, bakanlıktaki bilgileri ve konuyla ilgili krokiyi gönderdi. Böylece konunun iki boyutu olduğu sonucuna vardık:

1- MÜLKİ SINIRLARLA İLGİLİ SORUN:

Ordu ile Sivas illerinin halen Arpaalan-Yeniaslan; Arpaalan-Koyulhisar Belediyesi ve Arpaalan-Taşpınar köyü arasındaki idari sınır Bakanlar Kurulunun 2 Nisan 1988 tarihli kararnamesiyle kesinleşmiştir. Bu sınırın yanlış çizildiğine ilişkin olarak Taşpınar Köyü’nün ve Koyulhisar Belediyesi’nin İdari Yargıya açtığı davalar kesin hükme bağlanmış ve konunun bu kısmı kapanmıştır. Ancak Ordu-Sivas illeri arasındaki Arpaalan-Ortakent bölgesinin (İtkırığı Sırtı ile 1937 rakımlı tepe arasındaki hattın Kurtyolu mevkiini kestiği noktanın Doğu ve Kuzeydoğu yöresinin) ne kesinleşmiş sınırı vardır ne de bugüne kadar bu belirsizlik ihtilaf konusu yapılmıştır.

Sayın Şafak Başa, verdiği bilgide aynen, “Arpaalan Köyü’nün Koyulhisar’ın diğer köyleri ile veya Ortakent Bucağı ile çıkarılmış bir sınır ihtilafı bulunmadığından İçişleri Bakanlığında herhangi bir sınır ihtilafı dosyası da bulunmamaktadır. (Sadece il sınırına ilişkin anlaşmazlıklar İçişleri Bakanlığına gelmektedir)” demektedir.

Öte yandan uzmanların verdiği bilgiye göre mülki sınırlarla orman işletmeleri sınırlarının örtüşmesi şart değildir. Ancak asıl mesele bundan değil, Orman varlığıyla ilgili değerlendirmeler sırasında Koyulhisar köylerinden yöreye uzak olanların bile “Orman Köyü” sayılmasına rağmen, yöre yakınlarındaki Mesudiye köylerinin –örneğin Arıkmusa, Musalı, Yeşilçit, Güvenli, Güneyce’nin- “Orman Köyü” sayılmamasından kaynaklanmaktadır. Buna ilişkin açıklama aşağıdadır.

2- ORMAN SINIRLARIYLA İLGİLİ SORUN:

Yöredeki inceleme sırasında aldığımız bilgiye göre Arpaalan’lı hemşehrilerimiz Orman İdaresi’nin “KAPALI ALAN” dediği ve Mesudiye-Koyulhisar yolu yakınlarındaki Güllüce yöresiyle Koşuluk yolu-Ayrantepe arasında kalan ormanlardan kendilerinin yararlanma hakkının adalete uygun olmayan bir şekilde düzenlenmesinden şikayetçidirler.

Arpaalanlı hemşehrilerimize göre “Kapalı Alan” diye tanımlanan orman bölgelerinden yararlanma hakkı belirlenirken, yöredeki “orman köyleri” ile oralarda yaşayan devamlı nüfus saptanmış, Kapalı Alana uzaklık dikkate alınmış, sonuç olarak söz konusu “Kapalı Alan”lardan Arpaalan ile Balıklı köylerinin yüzde 35; buna karşılık Koyulhisar köylerinin yüzde 65 oranında faydalanmasına karar verilmiştir.

Bu paylaşım haksızdır. Çünkü söz konusu tespit yapılırken –o tarihte Mesudiye Kaymakamı olan Ali Ülgür’ün de Sivas’lı olması nedeniyle- Mesudiye köylerinin hakları korunmamış, örneğin yöreye yakın olmalarına rağmen Arıkmusa, Musalı, Yeşilçit, Güvenli, Güneyce köyleri “Orman Köyü” sayılmamıştır. O nedenle Mesudiye’ye bağlı Balıklı ile Arpaapalan köylerinin yararlanma hakkı yüzde 35 olmuş, buna karşılık yüzde 65 yararlanma hakkı Koyulhisar köylerine bırakılmıştır. Bu haksızdır ve düzeltilmesi lazımdır.

Arpaalan köylülerinin talebi herhalde dikkate alınmaya değer ağırlıktadır. O nedenle Kaymakamlığın konuyla ilgili talepleri önce ilgili mercilere iletmesi, bundan sonuç alınmazsa İdari Yargı”ya başvurularak sonuç alınması tavsiyeye değer görülmüştür.

Arz olunan bilgiler ışığında 7 Haziran 2007 tarihli Raporumuzun dikkate alınmasına gerek kalmamıştır.

Saygılarımızla.

Oktay Ekşi İzzet Karayaka Şefik Kurucan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder